Konstrüksiyonu Hafif Kendisi Ağır

Konstrüksiyonu Hafif Kendisi Ağır

Karl Marx’ın dillendirdiği ve Marshall Berman’ın çerçevelediği “Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor” önermesinin son kelimesinin eksiltilmesiyle geriye kalan kelimelerin dikkat çektiği bir başka konu olsa gerek. Eksiltilen kelime olan “buharlaşıyor” ontolojik ve epistemolojik bir topyekün kaymanın muştulayıcısı iken “katı olan her şey” olsa olsa söz konusu kaymanın öncesindeki bir olaya, duruma ya da daha genel bir çerçeve ile farklı bir zaman-mekansal dilime yönelmeyle ilgili olmalı. YAP programının güncel zaman-mekansal problematiği olarak tanımlanan geçicilik konstrüksiyonları ile çerçevelenmiş kamusal program/mekan önerileri aracılığıyla sürdürülebilirlik üzerine manifester mottolarla olası gelecek projeksiyonları hakkında farklı düşünce katmanları biriktirmek.

Cem Kozar ve Işıl Ünal’ın kurucusu oldukları PATTU’nun önerisi söz konusu projeksiyona bir karşılık olarak farklı tarihsel katmanlarda dağılmış, un ufak olmuş ya da sıkışıp kalmış zaman-mekan “delil”lerini fiktif bir distorsiyona uğratarak çoğul anlamlandırma hatları kurmayı deniyor. Söz konusu “delil”ler adeta aksonometrik bir çizimin neredeyse birebir inşasını andıracak şekilde ince kesitli, oksitli demir konstrüksiyonda fizikselleştiriliyor. Ortada yükselen konstrüksiyonun nihai amacı zeminde kurgulanan kamusal mekanı kentsel sayfiye karakterini yoğunlaştırcak şekilde farklı gölgeler sağlamak. Gölge-zeminin elemanları oldukça basit: oturma peyzajını teşkil eden kimi gömülen kimi üst üste yükselen yük paletleri ve kumlu zemin üzerine serpiştirilmiş bir kaç şezlong. Mekan kullanımının toplumsal pratiğinden olan çöp izi bırakmanın göstergesi olan kuma yarı gömülü bir iki şişe de peyzajın olağan bileşeni.

IMG_9400

® Burak Altınışık

IMG_9373

® Burak Altınışık

IMG_9376

® Burak Altınışık

IMG_9439

® Işıl Uçman Altınışık

IMG_9375

® Burak Altınışık

® Burak Altınışık

® Burak Altınışık

Gölge programını kuran konstrüksiyonun üst çeperleri ise açılıp kapanan renkli panel yüzeylerin basitçe ürettiği geçici geçirgenlik ve matlaşmalar dışında yerleştirmenin yakın çevresinde gerçekleşmiş bir dizi tarihsel olayın kronolojisine dair grafik imgeler sunuyor. Açılıp kapanan yüzeyler her ne kadar hava ısısına göre hareket ediyor olarak lanse ediliyorsa da yazılımsal bir senkronizasyonun devrede olma olasılığı daha kuvvetli.

Sevince Bayrak ve Oral Göktaş ikilisi SO? ekibinin geçen yılki önerisi “Göğe Bakma Durağı”nın düşünülüşünden inşasına, deneyimindeki ilişkisel doğrudan sıradanlığa türlü spontanlıklara açık, haylaz imgesinin ardından PATTU’nun “Katı Olan Her Şey” yerleştirmesinin daha oturaklı, “grunge” görünümlü, tekno-salaş tarihselci bir manifestonun ağırlıklarını üstlendiğini söylemek mümkün: konstrüksiyonu hafif kendisi ağır bir araştırma.

Düşünce ve yapmaya yönelik tercihler açısından araştırmanın ağırlığı yerleştirmenin önemini sıkıntıya sokacak bir konu değil. Daha kritik olan konu bu tür yerleştirmelerin bir önceki yazıda belirtildiği gibi sınırlı zaman-mekân ve aktörlerle kurgusal bir alanda gerçekleştirilebilenin kamusal alana çıkan “açık yollar” olarak  nasıl inşâ edilebileceği ve etkilerinin kentsel alana nasıl açılması gerektiğidir.

Yazar

7 Ocak 1972 İstanbul doğumlu. Sırasıyla, 1990-1995 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi'nde mimarlık lisans, 1995-1998 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde yüksek lisans, 2007-2013 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi ve Kuramı Programı'nda doktora eğitimini tamamladı. Tarih ve kuram odaklı düşünme ve yazma denemelerini farklı zeminlerde sürdürüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir