kentsel belleği korumak ya da yıkıcı yapmacılık

kentsel belleği korumak ya da yıkıcı yapmacılık

‘Bu kentlerden artakalan tek bir şey olacak: İçlerinden esen rüzgâr’

Bertolt Brecht

@ Süleyman Boz

@ Süleyman Boz

@ Süleyman Boz

@ Süleyman Boz

Hulusi Oral Evi’nin sokaktan algılanışı.

Birkaç gündür yeniden gündeme gelen yıkılmaya yüz tutmuş tarihi Hulusi Oral Evi hakkında bir şeyler yazmak istedim. Çocukluğumda Atatürk Bulvarı’nda yürürken, o dar sokaktaki bina önce sekizgen kulesiyle kendini gösterir, sokaktan içeriye baktığınızda sizi Hüseyin Rahmi Gürpınar ya da Yakup Kadri’nin romanlarından birine taşıyan, mağrur bir yapıyla karşılaşırdınız. Yapı bende detayları, oranları ve bulunduğu kentsel dokudaki farklılığına hep bir hayranlıkla karışık merak uyandırmış, içine girme, binayı keşfetme arzusu uyandırmıştır. Bu düşüncelerin Denizli’de o binayı görmüş, hissetmiş birçok kişi için de geçerlidir diye düşünüyorum. Yıllar geçip de mimar olduktan sonra da bu hüzünlü yapıyla bakışmalarımız devam ediyor ve ben çok sonraları bu binanın 1934 yılında İzmir’den gelen eski Levanten ustalar tarafından yapılan, eski Denizli milletvekillerinden avukat Hulusi Oral’a ait bir ev olduğunu öğreniyorum. Yapının hikayesine gelince; yıllar önce Belediye tarafından açılan istimlak davasının bozulmasıyla ev üç varise bırakılıyor. Onlar da gerekli restorasyonu sağlayamadıkları için bu tarihi ve kültürel miras bugün kendi haline bırakılıp, kimsesizlerin mekanı haline geliyor.

Görünen o ki, bu tartışmalara son koymak ancak Denizli Büyükşehir Belediye’sinin, yerel kamu aktörlerinin işe el atmasıyla çözümlenebilir. Ancak bu konut zamana karşı epeydir direnmekte ve daha ne kadar daha direnir bilinmez.

@ Burak Coşkun

@ Burak Coşkun

Hulusi Oral Evi’nin halihazır durumdaki yorgunluğu. Çatı kiremit ve kaplamalarının, ahşap panjur ve pencere doğramalarının, dış cephe sıvalarının tahribi çok net okunabilir.[1]
@ Süleyman Boz

@ Süleyman Boz

@ Süleyman Boz

@ Süleyman Boz

Hulusi Oral Evi’nin Cephe ve Sağ Yan Görünüş Çizimleri.
hoe6hoe7 Hulusi Oral Evi ile ilgili Yerel Basında çıkan haberler.

Hulusi Oral Evi, beni kentsel belleği koru/ma hususunda Denizli’de ne çok mekanı kaybettiğimizi hatırlatır. Koruma Denizli kentinin önemli bir sorunu olmuş, pek çok tarihi yapı günümüze değin ula­şamamış, varlığını sürdürenler ise işlev değişikliğine uğramış, terk edilmiş veya atıl bırakılmıştır. Kaleiçi’ndeki surların yıkılması ile kent belleğinin erozyonuna dair ilk çalışma gerçekleştirilmiş olur. Ancak kentsel hafızanın yıkımı bir Sel­çuklu eseri olan Ulu Cami’nin (Görsel 7) surlarla aynı kaderi paylaşarak Haziran 2002’de bir gecede kimsenin haberi olmadan yıkılması ve yerine daha büyük bir cami (Bayramyeri Ulu Cami) inşa edilmesiyle devam eder. Dönemin Belediye Başkanı İnşaat Mühendisi Ali Aygören yıllar sonra bu konu ile ilgili olarak pişmanlığını dile getirecektir. (Görsel 9)

uc12002’de yıkılan Denizli Ulu Cami ve yanına yapılan yeni Bayramyeri Ulu Camii.
uc2 Denizli Ulu Camii ile ilgili yerel gazetede çıkan bir haber.
uc32013 tarihli bir yerel gazete haberi
dh1  Denizli Kent Merkezi Hava Fotoğrafı

Yüzyıllar boyunca küçük bir yapı olmasına karşın Denizli’nin en önemli ibadethanesi olarak nitelendirilen Ulu Cami, sayısız depremde hasar görmüş, her defasında da onarılıp, hizmet vermeye devam etmiştir. Ancak 1986’da, dönemin Belediye Başkanı Mimar Ziya Tıkıroğlu’nun, Ulu Cami’nin Cuma ve Bayram namazları için mekânsal açıdan yetersiz kaldığını ve yıkılıp yerine daha büyük bir cami yapılması gerektiğini söylemesiyle yıkılma süreci zihinlere yerleştirilmiş [2] ve nihayetinde 2002 yılının bir haziran gününde Cami yıkılmıştır.

Kentsel hafızada yitirilen bir diğer bina da bir gecede yıkılan Ulu Cami ile aynı kaderi paylaşmış, yine bir gecede yıkılan Kız Meslek Lisesi olmuştur. Kız Meslek Lisesi,  yıkılan Ulu Cami’den başlayarak, Endüstri Meslek Lisesi, Hükümet binası ve Gazi İlkokulu gibi önemli kamu yapılarının birarada konumlandığı Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda bulunan 2. Milli Mimari Dönemi’nin kentteki mimari yapılarındandır. İdari Kamu yapılarına da ev sahipliği yapan bu kent çekirdeğinde, yapıların iki katı geçmeyen yükseklikleri ve insan ölçekli ve çevresiyle uyum içindeki biraradalıkları Denizli’nin genel silueti ile entegre olmuştur. Açık, yarı açık ve kapalı alan oranları kent parçacığında güçlü bir kurgu oluşturmuştur.

kml1Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda 2010 yılında yıkılan Kız Meslek Lisesi Binası. Solundaki yapı ise eski Valilik binası olup, Merkezefendi Kaymakamlığı olarak hizmet etmeyi sürdürmektedir.
kml2  Bu alanda şu an bir otopark bulunmaktadır.

Neoliberal ekonomik kent politikalarının Denizli kent merkezinde de oluşturmak istediği yeni mekânsal müdahalelerle birlikte, rantın hakim olduğu, toplumsal bellek ve kentsel kimliğin el birliği ile bertaraf edildiği, belleksizleştirilen bir kent vücut bulmuştur. Oysa kentsel kimliğin sürekliliğini sağlamak, bugün ısrarla yakınılan kentlerin aynılaşması problemini de çözme aşamasında önemli bir konu olmalıdır. Kimlik, bir kentin özgüllüğü anlamına gelmektedir. Coğrafya, doğal ve tarihi doku, mimari yapı, kentlinin yaşayış biçimi, kültür, gelenek ve görenek gibi öğelerden oluşur. Yapılar fiziksel özellikleri ile bir nesne olarak kentin kimliğinin en önemli göstergesi olarak kabul edilir. Kolektif belleğin yeniden ve farklı biçimde inşa edilmesinden kaçınarak, kolektif tarihin sürekliliği peşinde durulmalıdır.

dkm1Denizli kent merkezi, 1990’ların sonu
dkm2
@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

Erkek Sanat Ensitütüsü’nün şimdiki durumu.

Bellek yaşam boyu biriktirilenlerin ifadesidir. Görülen, duyulan, öğrenilen herşeyin zihninde depolanması, saklanması ve sonrasında geri çağrılması olarak tanımlanır. [3] Kentsel bellek ise, fiziki bütüne dair bir kavramdır. Kentlinin zihninde fiziksel, sosyal, kültürel ve tarihsel değerlerle oluşan izleri ifade eder. [4] Bir kentte geçmişten günümüze var olan, kente ve kentliye dair süreklilik gösteren tüm değerleri kapsar. Bu değerler içinde yapılar yaşama dair birikimleri ile yaşamsal tüm aktivitelere yer olma nitelikleri ile öne çıkar. Kentsel bellek, kentsel hafızadır. Kentsel bellekte yer alan ve kolektif olarak hatırlanan bir yapının kimlik değerine sahip olduğu kabul edilir. [5]

Bellek mekân ve zamanla güçlü bir ilişki kurar. Geçmişten gelen imgeleri anlamsal ve duyumsal olarak çağrıştırır ve anımsatarak düşünülür kılar. İmgelerin, tarihsellikten koparılarak yok edilmesi ya da sürekli olarak yeni ile yer değiştirmesi, bellek yardımıyla kurulan bireysel tarihin yitirilmesine sebep olur. [6] Kolektif bellek ise bireylerin benzer mekânlarla kurdukları ilişkinin sonucu olarak ortaya çıkar. Geçmişe dair ortak imaj paylaşımını ifade eder. Bu anlamda geçmişi birlikte yaşamayı değil, birlikte hatırlamayı gerektirir. Kolektif belleği oluşturan aynı yapıya dair anımsamalardır. Anımsananlar farklı da olsa, anımsanan yer aynıdır. Benzer biçimde kolektif belleği oluşturan yapıların tarihsellikten koparılarak yokedilmesi ya da sürekli olarak yeni ile yer değiştirmesi kolektif bellek yardımıyla kurulan kolektif tarihin yitirilmesine yol açar.

@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

@Gözde Kan Ülkü

@Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

Taş Atölyeler.

Ezgi Orhan [6] (2016), Paul Bonatz’ın öğrencisi Selçuk Milar yapısı olan erken Cumhuriyet Dönemi’nin Denizli’deki önemli temsilcilerinden Taş Atölyelerle ilgili tartışmayı Sibel Bozdoğan’ın Erken Cumhuriyet Dö­nemi ideallerine içerilmiş bir modernitenin mimarlığı nasıl bi­çimlendirdiğini incelediği ‘Modernizm ve Ulusun İnşası’ (2002) adlı kitabında yer verdiği ‘Modern Harabe’ kavramı içerisinde açıklamıştır. Bozdoğan bu kavramla, bu dönemin mi­mari kültürünün zamanla, bilinçli olarak terk edildiğini ve dö­nemin yönetim anlayışıyla üretilen mimarinin kentten simgesel olarak silikleştirilerek uzaklaştırıldığını tariflemektedir.

@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

@ Gözde Kan Ülkü

Taş Atölyelerin İç Mekanlarından görseller.

Toplumun hafızası­na yönelik müdahaleler mekanın içini boşaltarak gerçekleşmektedir. Kendinden önceki dö­nemlerin varlığını görmezden gelme, içini boşaltma, yeri doldurulamaz biçimde yok etme; unuttur­ma, ötekileştirme, kimliksizleştirme dediğimiz müdahale biçimlerine yol açmaktadır. Bu bilinçli unutuş, toplumsal hafızanın zayıflatılarak, kent mekanının politik hedefler doğrultu­sunda yeniden biçimlendirmesine katkı koyar.

Sonuç olarak, Kolektif hafızanın bedeni olan mekân değiştiği, dönüştüğü ve ortadan kalkarken kendi fiziksel dokusuyla birlikte içinde bulunduğu toplumun kültürel yapısı üzerinde de ciddi etkilerde bulunduğu unutulmamalıdır. Var olduğu döneme şahitlik eden mekânları yalnızca ‘bina’ olarak görme yanılgısına düşülerek kolaylıkla gözden çıkarılabilir kılmak, yapının tarihe tanıklığını yok saymak ve onu fiziksel bir nesneye indirgemekle eşdeğerdir. Bir meta olarak ele alınan mekânlar, metanın doğası gereği alınıp satılabilir, el değiştirebilir, yeni baştan kurulabilir ya da yok edilebilir olarak değerlendirilir.  (Bektaş: 2014) Kentsel kimliğin sürekliliğini sağlamak, ancak toplumsal hafızanın sürekliliğiyle mümkün olur.

KAYNAKLAR

Al, M. (2011). ‘Kentte Bellek Yıkımı ve Kimlik İnşası – Palimpsest: Ankara Atatürk Bulvarı Bağlamında Bir İnceleme’, İdeal Kent: Kent Araştırmaları Dergisi, Sayı 4, s. 22-36.

Aksal, S. K. (1962). Bir Sabah Uyanmak, Varlık Yayınevi, İstanbul.

Anonim (2015). elektronik kaynak https://www.arkitera.com/, [son erişim: Ocak 2017].

Anonim (2016). elektronik kaynak https://www.kulturportali.gov.tr, [son erişim: Ocak 2017].

Aslanoğlu, İ. (1980). Erken Cumhuriyet dönemi mimarlığı, Ankara: ODTÜ Mimarlık Fakültesi Basım İşliği.

Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu (2013). Denizli ili, Merkez ilçe 7455 ada 1,2,5 nolu parselin tesciline ilişkin karar, 06.11.2013 tarih ve 2216 sayılı karar.

Bektaş, L. (2014). Flanörün Cadde-i Kebir Gezintisi: Beyoğlu’nun Mazisine Walter Benjamin’le Bakmak, Moment Dergi/Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Kültürel Çalışmalar Dergisi.

Bozdoğan, S. (2002). Modernizm ve ulusun inşası: Erken Cumhuriyet Türkiye’sinde mimari kültür, İstanbul: Metis Yayınları.

Brenner, N., Theodore, N. (2005). “Neoliberalism and the urban condition”, City: analysis of urban trends, culture, theory, policy, action, Sayı 9(1), s. 101-107.

Cybriwsky (1999). “Changing patterns of urban public space: Observations and assessments from the Tokyo and New York metropolitan areas”, Cit- ies, 16-4, 223-231.

Denizli Valiliği (2009a). Yeni Hükümet konağı ve meydan projesi ile ilgili pro­tokol tutanağı, 11.06.2009, Denizli.

Denizli Valiliği (2009b). Denizli Hükümet Konağı Mimari Projesi ve Yakın Çevresi Kentsel Tasarım Yarışması Şartnamesi, elektronik kaynak http://www.mimdap.org/images/guncelhaberler/Denizli-Hukumet/sartname.pdf, [son erişim: Ocak 2017].

Eraydin, A. (2012). “Girişimci devlet, otoriterleşen populizm: Neoliberalizmin yeni evresinde devletin yeni davranış kalıpları”, KBAM, Kent­sel ve Bölgesel Araştırmalar Ağı Sempozyumu Bildiriler Kitabı, s. 13­33, Ankara: Matsa Basımevi.

Fuller, C., Geddes, M. (2008). “Urban governance under neoliberalism: New Labour and the restructuring of state-space” Antipode, Sayı 40(2), s. 252­-282.

Google Haritalar (2015). elektronik kaynak https://www.google.com/maps, [son erişim: Mart 2015].

İnce, G. B. (2010), Medya ve Toplumsal Hafıza, Kültür ve iletişim Dergisi, 13(1), İstanbul.

Kacar, D. (2010). “Ankara, a small town, transformed to a nation’s capital”, Journal of planning history, Sayı 9(1), s. 43-65.

Keskinok, H. Ç. (2010). “Urban planning experience of Turkey in the 1930s”, METU Journal of Faculty of Architecture, Sayı 27(2), s. 173-188.

Keyman, E. (2004). Sosyal demokrasi ve Türkiye. Doğu-Batı, Sayı 29, s. 123-143.

Kozer, C. (2009), imkanmekân Yuvarlak Masa Söyleşileri, (Basılmamış Metin), İstanbul.

Lefebvre, H. (1991). The production of space, London: Blackwell.

Madran, E.,(2006), Modern Mimarlık Ürünlerinin Belgelenmesi ve Korunması Süreci için Bazı Notlar, Mimarlık Dergisi, 332, Ankara.

Mimarlar Odası Denizli Şubesi (2009). Kent Merkezi Ölçeğinde Deni­zli Geleceğini Arıyor Sempozyumu Sonuç Bildirgesi, 1-2 Mayıs 2009, Denizli.

Orhan, E. (2016). ‘Kentin “Modern Harabeler”inin  İncelenmesi: Denizli Taş Atölyeleri Örneği’, Planlama Dergisi, Ankara.

Özkan, H. T. (2010). “Denizli kentinin planlama deneyimi üzerine bir süreç değerlendirmesi”, Basılmamış yüksek lisans tezi, Selçuk Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Konya.

Sepin, Y. S. (2009). Denizli Hükümet Konağı Mimari Projesi ve Yakın Çevresi Kentsel Tasarım Yarışması, proje no. 67309, elektronik kaynak http:// www.arkitera.com, [son erişim: Ocak 2017].

Tanyeli, U. (1997). “Türk modernleşmesinin kentsel sahnesini yeniden düşünmek”, Arredamento Mimarlık, Sayı 3, s. 81-82.

Turkoglu Onge, S. (2007). Spatial representation of power: making the urban space of Ankara in the early republican period, Clioh-World.

Ulug, H. (2000). “The role of political concepts on planning and design process of new capitals: A comparative study”. Basılmamış yüksek lisans tezi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara.

Uzun, İ., Altun Akyol, D., Bal, E.(2009). Kentsel Bellek Üzerine Mekansal Bir çalışma, Sempozyum Bildirisi, İzmir.

 

[1] HULUSİ ORAL EVİ: Denizli, Merkez, Yücebağ mahallesi, Enverpaşa caddesi, 783. sokak, no: 1’de bulunan ev; 1930’lu yıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir. Yapı İki katlı, çatıda bir kulesi ve arka cephede bahçesi olan bir evdir. Bina bağdadi teknikle inşa edilmiştir. Giriş bölüm iki adet tuğladan örme paye ve bunların soğanvari kemerlerle birbirine bağlamasıyla oluşturulmuştur. Buradan merdivenle giriş sağlanmış ve zemin katta geçilir. Burada büyük bir dağılım mekânı, sofa, yapılarak etrafına odalar yerleştirilmiştir. Aynı sofa üst katta da uygulanmış ve üst kat sofası dışarıya doğru bir taşıntı yaparak cumba şekline dönüşmüştür. Bu cumbanın üstünde bir de kulesi bulunur. Binanın pencereleri giyotin şeklindedir. Alt katta sivri kemerli olan pencereler, üst katta dikdörtgendir. Yapının girişinde ve içeride yerler geometrik desenli, kare mozaik plakalarla kaplanmış, sofanın her iki köşesinde kaval silmeli yalancı ahşap payeler sayesinde mekana dekoratif öğeler katılmıştır. Ayrıca yapının saçak altında ahşap süslemeler ve giriş kapısında demir işçiliği de göze çarpar. (http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=40331&start=15; Erişim:26.01.2017)

[2] Bu konu için daha detaylıca bilgi için bknz: http://www.denizlihaber.com/ozgun/kent-bellegi/denizli-ulu-cami-nasil-yikildi/ (Erişim: 26.01.2017)

[3] Uzun, İ., Altun  Akyol, D., Bal, E. (2009). Kentsel Bellek Üzerine Mekansal Bir çalışma, Sempozyum Bildirisi, İzmir.

[4] Madran, E.,(2006). Modern Mimarlık Ürünlerinin Belgelenmesi ve Korunması Süreci için Bazı Notlar, Mimarlık Dergisi, 332, Ankara.

[5] Al, M., (2011). Kentte Bellek Yıkımı ve Kimlik İnşası-Palimpsest: Ankara Atatürk Bulvarı Bağlamında Bir inceleme, ideal Kent- Kent araştırmaları Dergisi, 4, İstanbul.

[6] Orhan, E., (2016). ‘Kentin “Modern Harabeler”inin  İncelenmesi: Denizli Taş Atölyeleri Örneği’, Planlama Dergisi. Ankara.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir