işlev(sel) ve sakil(lik)

işlev(sel) ve sakil(lik)

rampa; eğimi, uzunluğu gibi ölçü değerleri bakımından teknik bir yapı elemanı olduğu kadar, eşzamanlı yatay ve düşey yer değiştirmenin mekansal deneyim imgesini üzerinde biriktirebilen bir mimari haz nesnesi. bir başka ifadeyle, işlevsel katmanlarıyla birlikte estetik hazzı güçlendirebilen özgül bir ara(da)lık. böyle düşünüldüğünde ekstrem ucu da aynı anda geçerlilik kazanıyor: sakil bir eziyete doğru (d)evrilmesi an meselesi. belli ki, fotoğraftaki rampanın başına gelenler tam da bu şekilde özetlenebilir.

rampa, yukarı düzlemden gelen ışığı içeriye filtre eden parçalı duvarlara yaslanıyor. bu sayede, iç mekanın resmin dışında kalan hacminden bakıldığında varlığı tescil ediliyor. rampanın üzerindeyken de katedilen uzun mesafenin görsel uzunluğu görece parçalanıyor ve iç mekana farklı yüksekliklerden kısa bakışlara imkan veriliyor.

büyük ihtimalle masadan – ya da artık ekrandan – ayrılıp fiziksel gerçeklik olarak inşaya doğru “pişirilirken” bedenleri sarmalayan heyecanlı arzu bir yerlerde bir şeyleri ıskalamış. belki de, fiziksel inşanın dayattığı bir dizi gelişme ilksel arzuyu oyun dışı bırakacak şekilde “dik”leşmiş; rampanın eğim dengesini bir miktar zedelemiş. rampanın inşai gerçekliğini örten malzeme tercihi de zincirleme reaksiyonu tetiklemiş olmalı: rampanın iniş konforunun belirli bir grup kullanıcı için “riskli” olabileceği düşüncesiyle iki parça uzun halı rampanın üzerine serilmiş. ancak, örttükçe daha çok aksiliği açığa çıkaran bir zincirleme reaksiyon bu: kimi kullanıcıların tutunma ihtiyacına yönelik bir küpeşte gerekliliği belirdiğinde işlevsel akıl hızla devreye girip hemen gerekli boyda ahşap kestirilerek duvara montajı için gerekli sayıda ferforje bağlantı elemanıyla aksilik giderilmiş. aksilik bu ya, rampanın bir yanında bakış derinliğini arttırmak için bırakılan boşluklar ve aralardaki cam korkuluklar küpeştenin sürekliliğini kesintiye uğratıyor. ihtimaldir ki, işletmecinin/yöneticinin duyarlılık kapasitesiyle ilgili olan zafiyet, rampanın bulunduğu yüksek hacmin yüzeylerine bakılma konforunu zorlayacak şekilde serpiştirilen objelerle iyice katmerleniyor.

Yazar

7 Ocak 1972 İstanbul doğumlu. Sırasıyla, 1990-1995 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi'nde mimarlık lisans, 1995-1998 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde yüksek lisans, 2007-2013 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi ve Kuramı Programı'nda doktora eğitimini tamamladı. Tarih ve kuram odaklı düşünme ve yazma denemelerini farklı zeminlerde sürdürüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir