ağır vasıta: ev

ağır vasıta: ev

VitrA ve Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin (TSMD) işbirliğiyle gerçekleştirilen VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi’nin 5. sergisi, Cem Sorguç’un küratörlüğünde ve  “Geç Olmadan Eve Dön” başlığıyla  31 Mart’ta İstanbul Modern’de başladı.  26 Haziran’a kadar sürecek olan sergi ziyaretçilerine konutun Geç Osmanlı’dan başlayan serüveni üzerine bir yolculuk vadediyor. 19. yüzyıldan bugüne “ev” tanımının toplum-ticaret-kültür-politik ara kesitlerde nasıl şekillendiğini ve değiştiğini, ev içi alanlarının ne tür arzu rejimleriyle disipline edildiğini gözler önüne seriyor.  İnsan-mekân arakesitindeki en eski ve temel barınma/yaşam mekânları olarak evlere odaklanıldığı belirtilen sergide, tarihsel ve karmaşık bir konu olarak konut sorunu yanına da bir de ev sorunu ekleniyor: Ev nereye ait? barınmaya mı, kente mi, mekana mı, tasarıma mı, arzuya mı, ekonomiye mi, politikaya mı, sosyolojiye mi psikolojiye mi? Gündemdeki bunca bedensel, cinsel istismar ve şiddetin arasında içinde kendimizi güvende hissettiğimiz, nereye gidersek gidelim dönüp dolaşıp sonunda geri döneceğimiz tek yer aslında orası mıdır acaba?

Serginin tefrişi çok keskin olmamakla beraber farklı yüzeylere yayılan 7 bölümden oluşuyor: Kronoloji (İpek Akpınar, Funda Uz), Ev İçin Çizimler (Ceren Oykut), Yazın Seçkisi (Hilmi Tezgör), İdeal Evin Halleri (Amine Rezaug, Cem Sorguç, Pelin Derviş), Eve Özgü İletişim/Uyarı Araçları Düzeneği (Cevdet Erek), Hanehalkı Dağılımları (Deniz Cem Önduygu), Pencereden-Video Yerleştirme (İdil Ergün).

Serginin içinde bir zaman pasajı olarak özelleştirilmiş Kronoloji, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı döneminde uygulanmaya çalışılan nizamnanemelerle başlamak üzere 2012 yılına kadar olan imar kararları ve karşısındaki yüzeyde bu kararlar ile doğrudan ilişkili ya da değil fiziksel mekanda ortaya çıkan konut/ev uygulamalarındaki – devlet ya da özel sektör eliyle üretilmiş lojmanlar, kooperatif evleri, toplu konutlar, apartmanlar, villalar, tekil evler vs. – karşılıkların sıkıştırılmış bir dökümünden oluşuyor. Bölümü kendi içinde sonlandıran 2011 tarihli Türkiye İstatistik Kurumu’nun Nüfus ve Konut Araştırması’na referansla Hanehalkı Dağılımları başlıklı veri görselleştirme çalışması.

® Sahir Uğur Eren

® Sahir Uğur Eren

Sergi mekanını da dilimleyen Kronoloji duvarının diğer yüzeyinde Tezer Özlü, Barış Bıçakçı, Elif Şafak, Edip Cansever, Kemal Tahir, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi farklı dönemlerden edebiyatçıların şiir, öykü ve romanlardaki metinlerden altı çizilmiş ev, mahalle, sokak alıntılarına eşlik eden Ceren Oykut’un bir dizi çizimi ve araya serpiştirilmiş kapı kilitleri ve dürbünleri gibi küçük detaylarla bir arada imgesel bir çizelge oluşturuyor. Bir başka deyişle, havada asılı yüzeyin bir yanı, neredeyse dört bir yandan sarılıp çerçeve haline getirilerek teknik ve olgusal olanları, diğer yanı ise görece serbest kalmış yüzeyler ve hacim aracılığıyla imgesel olanları bir araya getiriyor.

@ Burak Altınışık

@ Burak Altınışık

® Burak Altınışık

® Burak Altınışık

“Evin İdeal Halleri”, Arkitekt dergisi sayfalarından çoğaltılmış”ozalit” bir zemin üzerinde her dönemin “ideal ev” arzusunun kültürel ve ticari piyasasını fotoğraf, çizim, reklamlarla örneklemeye çalışan ve üç parçalı olarak düşünülebilecek manzara yüzeylerinden oluşuyor. Parçalanmanın kendisi İstanbul Modern’de VÇMD sergileri için ayrılmış alanın yapısından kaynaklı olsa da, küratöryel tercihler sayesinde manzara dağılmıyor. Hatta, yoğun sayılabilecek malzeme kullanımına bağlı oluşabilecek ilgi kaybını soluklandırıyor. “Eve Özgü İletişim/Uyarı Araçları Düzeneği”ni oluşturan ziller, kablo bağlantılarıyla manzara yüzeylerine dağılarak parçalı manzaraları tematik olarak birleştiriyor. Serginin bu etkileşimli mecrasını kurcalamak izleyicinin bir miktar çocukluktaki zile basıp kaçma etkinliğindeki korkuyla karışık haylazlığa yakınlık ilişkisine bağlı olmakla birlikte sergi alanını gözetim altında tutan görevlilerin hoşnutsuz tutumları da bir başka baskı aracı.

® Burak Altınışık

® Burak Altınışık

İçeriden bakıldığında dışarıda görünenler şeklinde özetlenebilecek, kullandığı mecradan dolayı kendi başınaymış gibi ayrı bir köşe-odada bulunan “Pencereden” isimli video yerleştirme, “Kronoloji”deki teknokratik kararların ve inşaat etkinliğindeki aktörlerin ürettiği yapılı çevre ile “Evin İdeal Halleri”nde değinilen, bir anlamda standart inşaat imalatlarıyla anonimleşen evi, kullanıcının kendileştirmesinin araçları olarak kullandığı nesnelerle birlikte ilişkisini ya da ilişkisizliğini görselleştiriyor.

BultenEklenti-635911326712008750

® Sahir Uğur Eren

® Sahir Uğur Eren

® Sahir Uğur Eren

® Sahir Uğur Eren

VÇMD’nin birinci sergisi olan “Mutluluk Fabrikaları”ndan bu yana sahnelenmiş sergilerde kekremsi bir tat olagelmişti. Ev sorunsalı çevresinde mimari tipolojilerden uzaklaşmayı seçip özel, resmi ve gayriresmi tarihle sosyoloji, edebiyat, çağdaş sanat, tasarım, mimarlık ve ekonomi gibi disiplinlerin verilerini, olgularını, belgelerini üst üste ve yan yana getirerek kapsamlı bir manzara üretmeyi seçen sergi, söz konusu kekremsi sürekliliği kırmayı başarıyor. Neoliberal ivmeyle aşırı hızlanmış inşaat çılgınlığı içinde düşünmeyle vakit kaybetmeye kimsenin tahammülü olmayan bu zamanlarda sergi başlığını bu açıdan bir uyarı olarak okumak ve değerlendirmek önemli görünse de, herhangi bir kapatıcı son söz söylememek için neredeyse hiç söz söylememekle eşlenebilecek çok söz söyleme sıkıntısını da gözden geçirmek de yarar var.

IMG_1917

® Burak Altınışık

Yazar

7 Ocak 1972 İstanbul doğumlu. Sırasıyla, 1990-1995 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi'nde mimarlık lisans, 1995-1998 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde yüksek lisans, 2007-2013 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi ve Kuramı Programı'nda doktora eğitimini tamamladı. Tarih ve kuram odaklı düşünme ve yazma denemelerini farklı zeminlerde sürdürüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir